Gıda sektöründe yaşanan ciddi
rekabet oranlarına bakıldığında bu rekabetin içine girmek isteyen birçok
yatırımcı ucuz maliyet ile satışlarını müşterilerine sunma gayretindedirler.
Ancak yalnızca uygun fiyat bir ürünün satışı için yeterli değildir. Reklam ve
pazarlama stratejileri yanında görsellik de oldukça önemlidir. Ambalaj ya da
ürün görselliği gibi. Düşünecek olursak organik olmayan bir vişne suyunun
renginin mavi olması bize çok çekici gelmeyecektir. İşte burada bazı gıda
renklendiricileri devreye giriyor. İşte tam burada karşımıza E104 maddesi
çıkmaktadır. Genel olarak aromalı içeceklerin veya şekerleme tarzı ürünlerin
renklendirilmesinde kullanılan bu katkı maddesinin en belirgin özelliği
sentetik bir ürün olmasıdır. Bu durumda da sentetik ürünlerin insan vücuduna
zararlarını burada yazmaya gerek yok.
E104 maddesinin dünyanın birçok
ülkesinde tamamen yasaklanmış
olmasına rağmen ülkemizde sadece meyve sularında
kullanılmasının yasaklanması diğer ürünlerde rahatlıkla kullanılabiliyor olması
gerçekten ciddi bir çelişki olarak görülebilmektedir. Çocuk yaşlarda
hiperaktiflik sebebi olabilirken daha sonraki dönemlerde cilt problemlerine
yada astım gibi rahatsızlıklara sebep olduğu da bilinmektedir. Bu nedenle de
daha çok çocuk yaşlarda çok tüketilen E104 maddesi ciddi riskler
doğurabilmektedir. Son yasal düzenlemelerle bazı gıda ürünlerinde kullanımı
yasaklanmasa da zararını belirten ifadelerle etiketlenme zorunluluğu getirilmesi
başarılı bir adım mı yoksa olumsuzluk göstergesi mi değerlendirmesini çocuklar yapamayacağı
için bu uyarıların ne derece etkili, olacağı tartışmaya açık bir konudur. Bu
maddenin yarar ve zararlarını bilmeden bu etiketi okumak çok da anlamlı
sayılmayacaktır. Kunolin Sarı ve Kinolin Sarısı isimleri ile de bilinen E104
maddesi Yeşil ve sarı renklendirici olarak kullanılmaktadır.
![]() |
| BilgiMinik |


0 yorum:
Yorum Gönder