1 Şubat 2015 Pazar

DİNLEMEK İLE DUYMAK ARASINDAKİ FARK



İnsanlar günlük yaşayışlarında günün %80 inin iletişim kurmak için harcarlar. Bu iletişimde %9 yazı yazma % 24 oranında okuma ve geri kalan %47 ise dinlemek ile geçer. Bu tür aktiviteler işyerlerinde müşterileri dinlemek, patronları dinlemek, çalışma ve mesai arkadaşlarını dinlemek olarak yorumlanabilir. Ancak yapılan araştırmalar neticesinde çoğu dinlemelerin sadece duymaktan ibaret olduğu yönündedir. İnsanlar kendi dünyasında anlatılanları yorumlayabilir ve dinlediklerinin %90 lık kısmını yanlış anlamalar olarak hayata entegre edildiği bilimsel kanıtlar olarak belgelenmiştir. 




Bir çok insanın karşısındakini dinlerken yaptığı ilk yorum olarak kişinin kendi egosu ile cevap verdiği, bu sebeple dinlemekten çok duymak olarak yorumlandığı belirtilmektedir. Kişilerin iş ortamında yoğunluk sebebi ile birçok konu hakkında dinlemiş gibi görünmeleri ise bu alanda yapılan test ve deneyler ile saptanılmıştır. Amerika da yapılan bir deneyde sırası ile dinleme konularında %80-90 oranında yanlış anlaşılmalar olduğu belirtilmektedir. Dinlemeyi anlamak olarak yorumlayan %10 kısımlık bölümün ise anlatılan konuları dinlediği ve anlatım olarak kendileri ile bir gördükleri seviyede birliktelik oluşturdukları belirtilmektedir. 




Duymak kelimeleri duyarak cevap vermek olarak ön görülmekte, ancak dinlemek ise anlamak ve yardımcı olmak olarak yorumlanmaktadır. Ayrıca yaşlılarda bu oranın daha fazla yükseldiği, bu sebeple dinleme oranlarının daha düşük olduğu belirtilmiştir.

0 yorum:

Yorum Gönder